GALERİ

www.ozkanturker.com


 

Anasayfa  Galeri Menü

 Northrop P-61A Black Widow 
 Great Wall Hobby -1/48 
 Tolga Ülgür
 

”İkinci Dünya Savaşı süresince gece avcısı olarak tasarlanarak  üretilmiş tek Amerikan tayyaresi”. Birçok kaynak  Northrop P-61 Black Widow için bu tanımı kullanmakta. Radar donanımlı gece avcısı olarak tasarlanmış olan bu tayyare , RAF ın 1940/41 yıllarındaki savaş tecrübesinden ve ihtiyaçlarından (özellikle gece saldırılarını önleme konusunda)  önemli ölçüde feyz almış. Tasarımı aynı zamanda şirketin kurucusu da olan (1939) John (Jack) Knudson Northrop’a ait olan P-61 in yenilikçi ve zamanının ötesinde  bir tayyare olduğunu iddia etmek yanlış bir tespit sayılmaz. Ecnebilerin ‘’twin boom”olarak tabir ettiği farklı  yapısıyla biraz hormonlu bir P-38 i andıran P-61 in burun kısmına ‘’hantal bir radyasyon laboratuarı” olarak da tanımlanabilecek ‘’SCR 720’’ radarı monte edilmişti . Bu haliyle ve boyutlarıyla üretilmiş en büyük avcı tayyaresi haline gelen P-61  pilot, silahçı ve radar operatöründen oluşan 3 kişilik mürettebata sahip idi.

Sayfalarını kurcaladığım kaynaklara göre prototip üretimine 1941 yılında başlanmış ve sadece 2 adet prototip üretilmiş. İlk test uçuşu 1942 Mayıs’ında gerçekleştirilmiş.Üretim sırasında yaşanan yapısal sıkıntılar ve üst taret ile ilgili tedarik sorunları nedeniyle ilk versiyon olan P-61A nın üretimi 1943 yılı sonuna doğru yetişmiş.

Her biri 2,250 Hp güç üreten iki adet Pratt & Whitney R-2800-65W Double Wasp radyal motora sahip P-61 lerin maksimum hızı kayıtlara   372 mil/saat olarak geçmiş.

Silah yükü:

•          4 × 20 mm Hispano M2 top gövde altında

•          4 × .50 in M2 Browning uzaktan kumanda edilebilen üst tarette yeralan makinalı tüfek ( Avrupa ya gönderilen P-61A larda bulunmuyordu)

•          4 × Herbiri 1600 lb bomba veya  6 × 5 inch. HVAR roket

P-61 ler Ingiltere ye ilk olarak 1944 Mart’ında gönderilmeye başlanmışlar. ‘’Kara dul’’ları  Avrupa da ilk kullanan birlikler sırasıyla 422 nci ve 425 nci NFS ‘’Gece avcı filoları’’ olmuş. P-61 kullanan  422 nci NFS ilk skorunu bir V-1 vurarak elde etmiş.

Northrop, B-29 programından kaynaklanan tedarik sorunlarının ciddi boyutlara ulaşması nedeniyle, üretilen 38 nci P-61A dan sonra üst tareti iptal ederek üretime bu şekilde devam etmeye karar vermiş.  Ancak taretle ilgili altyapıyı ve aksamı koruyarak ileride taretlerin montajına ve kullanılmasına imkan sağlamış.  Taretlerin iptal edilmesiyle kazanılan ağırlık avantajı sonucu tayyarenin hızı saatte 3 hava mili kadar artmış. Böylece  Ingiltere ye gönderilen P-61A ların neden  üst tarete sahip olmadıkları da açıklığa kavuşmuş oluyor.

Müttefiklerin Avrupa da ilerlemesine bağlı olarak, 422 NFS  Eylül 1944’de Belçika Florennes’e taşınmış. Luftwaffe’ nin uçmadığı -ya da  yeterince uçamadığı-  zamanlarda P-61 ler başta demiryolları olmak üzere yer hedeflerine yönelmeye başlamışlar.

Çok sayıda üretilmemiş olsalar da ( toplam olarak  706 adet tespit ettim) P-61 ler İkinci Dünya savaşında Avrupa, Akdeniz Pasifik ve Burma /Hindistan cephelerinde gece avcısı olarak oldukça etkin şekilde kullanılmışlar. Savaş sonrası ise uzun menzilli her tür hava şartında önleme görevlerinde 1950 yılına dek kullanılmaya devam etmişler.

Modeli yapılan tayyare, 422 nci Gece Avcı filosuna ait 42-5544 nolu pilot Eugene Lee ‘nin uçurmuş olduğu ‘‘Lady Gen’’ isimli P-61A. Elimdeki kaynaklarda „Lady Gen” in Haziran 1945 de Almanya ‘’Kassel’’ de iniş sırasında geçirdiği kaza ile ıskartaya ayrıldığı yazmakta. Kokpit altındaki ‘’kill mark” sembollerinden Lady Gen'in 5 lokomotif, 7 adet Luftwaffe tayyaresi ve bir adet V1 imha ettiği görülebilmekte.

Bu kadar tarihçe yetti ise  GreatWall Hobby adındaki Çin malı kite dönelim. Çinli Müessese yanılmıyorsam 2011 sonunda çıkarmıştı bu modeli. Her zaman ki gibi kiti aldıktan sonra bir süreliğine dinlendirdim mahzende. Sakinleştikten sonra ise benim canım başlamak istemedi. Zira Avrupa cephesinde uçmuş ‘’Lady Gen” olarak bitirmek istediğim bu P-61A nın kutusundan gerekli çıkartmalar çıkıyor olsa da pek kullanılacak kıvamda değillerdi. Ya Ebay den eski bir Aeromaster seti bakınacaktım ya da yeni bir ürünün piyasaya çıkmasını bekleyecektim.  Ebay mi kurumuştu yoksa ben mi sabırlıydım bilemiyorum ama bir süre bekledim. Beklediğime gayet tanjant olmalı ki Montana’ lı EagleCal yeni bir set çıkaracağını ilan etti. Topluca tahminde bulunmak henüz suç sayılmadığından bunu yapmamızda bir sakınca yok. Evet „Lady gen” opsiyonu da mevcut idi bu neşriyatta. Rahatlayarak rölantide usul usul metanla karışık karbon salınımına devam ettim

Aynı dönemde internete kitin doğuştan rahatsızlıkları hakkında muhtelif kritikler de düşmeye başlamıştı. İyiden iyiye keyfim kaçmaya başladı. Hiç başlamasak mı acaba? Bir süreliğine başka projelere yöneldim .

Ortamın biraz sakinleşmesiyle ‘’ne yapılabilir?’’ diye aranmaya başladım. Ortalığın sakinleşmesinden kasıt nedir? Ondan da emin değilim, belki biraz daha az biber gazı .. Biter mi bu stoklar ?

Gezegendeki perçin sayar uzmanların buyurduğuna göre: Motor kaportalarında sorun varmış. Ayrıca pervaneler de doğru değilmiş. Yine pek aceleye ve kabız acemiliğine gelmiş bir uzak doğu projesiyle karşı karşıyayız sanki. Bunlar yetmezmiş gibi sonradan farkettim ki burun dikmesi de olması gerekenden oldukça kısaydı. Tamam biliyoruz asıl önemlisi  işlevi filan ama bu boyutuyla da gerektiği gibi park edemiyor aparat. Ölçüm yaparken hangi organlarından faydalanmakta bu sarıbenizli elemanlar, gözlerini kullanmadıklarını düşünmeye başladım.

Mecburen kendimi mental ve de ekonomik olarak hazırlamaya çalıştım, ecnebi diyarlardan gerekli düzeltme setlerini ithal ederek yapıma başlayabilmek için.  Devam et komutuyla hazır olduğumu anladım ve ekrandaki ‘’benim ol” tuşuna bastım hiç çekinmeden.(o anki bir miktar adrenalin salgısı da iyi geliyor bünyeye sanki).

Komutun ardından Mübaşir hızla sepetimdekileri paketleme servisine bağırındı ve kredi kartıma borç kaydını yaptı , gelecek ayın başlarından bir gün hoyratça tahsil edilmek üzere.

Bu metazorik ithalatın konşimentosunu aşağıda paylaşmakta bir mahzur görmüyorum:

Quickboost  - Correct Cowlings #48432

True details - P-61A/B Propeller & Cowling Upgrade  set #48548

Eduard Brassin P-61 resin wheels

Eagle Cals EC#148 P-61A Black Widow dekal seti.

Aslında True details in seti teorik olarak tek başına yetebilirdi bu zevzekliği düzeltmeye.. Ancak  ben modeli aldıktan kısa süre sonra Quickboost un motor kaporta setini erkenden edinmiştim. Amacım kaportaları değiştirip kutu elemanlarıyla devam etmekti. Ve fakat kutudan çıkan pervaneler ve motorun ön kısmı ile devam edilemeyeceğini anlamam uzun sürmedi. Özellikle motorun ön kısmının pervane şaftı ile bağlantı bölgesinde ciddi hatalar vardı. Bu nedenle  R2800 motorunun ön kısımlarını da barındıran True details setini almaya mecbur kaldım. Yapım aşamasındayken  Quickboost ile True Details in motor kaportalarını karşılaştırdığımda Quickboost ile devam etmenin daha iyi olacağını tespit etmem kime ne yarar sağlarsa sağlamış olsun.  True details in motor kaportalarının  alengirli ve huysuz bir hali var. Cerrahi müdahale sırasında  masada kalma ihtimali %68 miş hissi veriyor.

Yapım kılavuzunu alıp incelemeye başladım bu meret nasıl toparlanıyormuş diye. İyi niyetlerini sorguluyor görünmeyeyim ancak, bu kıl Yavuz lar bana genellikle yardımcı olmaktan ziyade Kuzey Alp disiplini esneksizliğini  anımsatagelmiştir hep. Yine aynı şeyleri hissetmekteyim. ''Deja vu'' de kampanya mı var? KılYavuz yapıma her zaman olduğu gibi yine kokpit ile başlanmasını buyurmuş. Ama ben sıkıldım bu dayatmalardan. Zaten memlekette fazlasıyla mevcut. Gidesim diz boyu. Normandiya’m pek fena gelmiş. Eyfel’den aşşası zaten Champs Elysée hesabı KılYavuz’un seceresine nazik selamlarımı ileterek kanatlara doğru yöneldim. Maksat biraz anarşistlik olsun.

Kanatlar birleştirildikten sonra ana iniş takım yuvalarının da yer aldıgı kuyruk parçalarının  montajına yöneldim. Biraz tesviye işi gerekiyor bu kısımlarda. Ecnebilerin Nacelle olarak tabir ettikleri iniş takım yuvalarını ihtiva eden motor kaportasının bağlı oldugu şişmansı kısımların kanatlara yerleştirilmesi biraz daha fazla tesviye gerektiriyor. Bu bölümün  alt kısmında ızgaralı bir alan yeralmakta. Müsessese  ızgara için bir metal parça vermiş. Güzel. Ancak bazı kaynaklarda bu ızgaranın üstünde koruyucu bir plaka oldugunu gördüğümü hatırlıyorum. Benzer durumu Vector ün Monogram kiti için ‘’fi’’ tarihinde  çıkarmış oldugu motor ve kapota setinde de görünce , buraya kendi imkanlarımla müdahale etmeye karar verdim. Yedek kutusunda rastladığım eskilerden kalma artık bir PE setinden (sanırım He-219 den arta kalanlar ) uygun şekilde metal parçalar keserek ve de uygun kıvrımı vererek yerleştirdim.

Kanatlarla yeterince zaman geçirip buyurgan kılYavuz'a orta parmak selamı gönderdiğime göre kokpit dolaylarına dönebilirim artık. Kokpit detayı fena değilmiş gibi duruyor. Ama sadece fena değil daha ileri gidemiyor;  bir ekşimsilik , bir kekremsilik hissi hakim nedense. Yine de kutu parçalarıyla devam etmeye karar verdim. Gösterge tablosu buyurgan kılYavuz'un buyurduğu gibi olamazdı. Kutudan çıkan gösterge paneli niyetine verilmiş dekaller gözüme berbat görünmeyi ısrarla sürdürmekteler. Yine bir orta parmak selamı. Klasik refleks olarak Eduard ın PE setlerinden bakındım . Maalesef o dönemde henüz piyasaya teşrif etmemişlerdi. Neden? Çok mu erken yapıyorum ben bu kiti? Mecburen Airscale in 1/48 USAF kokpit dekal setinden yararlanmayı denedim. Lakin gerçekten yararlanıp yararlanmadığım konusunda halen tereddütlerim var zira göstergeler cok küçükler ve var mı yok mu belli değil gibiler. Hay fırtınada açık unutulmuş bir milyar lombar kapağı!

Koltukların ince ve parçalı yapısı biraz huzur kaçırıyor. Huzur kaçırıcı bu parçalar USAF ‘’interior green’’ rengine boyandıktan sonra birleştirilmek  üzere beklemeye koyuldular.

Gövde parçalarını kapatmadan önce karın bölgesindeki silahların da takılması gerekmekte. Ancak ben bunların olası tesviye sırasında zarar göreceğinden emin olduğum için namluların uç kısımlarını keserek kalan kısımları karın bölgesindeki yerlerine yapıştırdım. Namluları da en son yerlerine takmaya karar verdim. Tercih sizin ama bence doğru karar..

Gövde başlangıçta sorunsuzmuş gibi kapanırken son anda ön iniş takımının arka tarafından kasma yapmaya başladı. O bölgeyi test etmeme ve hatasız yerleştiğine emin olmama rağmen alt tarafta gövde parçalarının öpüşmesi muhtelif imamlar tarafından engelleniyor gibi.. Ah ulan PRC.  Bir miktar yontma inceltmeye rağmen çok rahat bir birleşme olamadı. Bu nedenle bu bölgede  tesviye savaşları vuku buldu.

Yine gövde ve kanatların birleştirilmesi sonrasında bir miktar tesviye ve macun faaliyeti gerekli oldu. Tayyare burundan tekerlekli olduğundan ön tarafa hatırı sayılır miktarda ağırlık koymak gerekiyor. Bunu unutmak geri dönülmez pişmanlıklara neden olur. Kokpit altında yeralan ön iniş takım yuvası ile kokpite giriş kapısı nedeniyle burada yeterince boş alan bulunmuyor.

Radarın oldugu bölmeye  ya da motor kaporta içlerine koymak gerekiyor. Radar bölümü yerine motor kaportalarının içine ve az miktarda ön iniş takım yuvasının aralarına olabildiğince kurşun ağırlık yerleştirdim.

Sırada motorlar var. Kutudan çıkan motor parçaları ile True details in setinden çıkan motorun ön kısmı ile manyeto vs.  parçaları boyandılar. Uygun kuruma süresini müteakip montajın ardından Quickboost un kaportasının içine yerleştiler.

Radar’ın bulunduğu burun parçasını  içi boş olarak kapattım.Son tesviye işlerini bitirdim. Sırada boyahane işlemleri var .

Avrupa cephesinde görev yapmış 422 NFS ye ait ‘’Lady Gen”in kamuflaj renkleri malum olduğu üzere Olive Drab / Neutral Grey. Boya olarak her zamanki gibi Gunze Sangyo nun akriliklerini kullandım. Gördüğüm referans resimlerde tayyarenin boyasındaki eskime ve yıpranma oldukça ileri düzeydeydi. Ben de eşşeğin kulaklarını ıslatmadan- ama nemli bırakarak- olabildiğince buna yakın bir görüntü elde etmeye çalıştım. Olmadıysa olmamıştır.

Eagle Cal ın ıslak çıkartmalarının kalitesi için ‘’her zaman ki gibi mükemmeller’’ tabirini kullanmak yanlış olmaz. Güzelce yerleşen çıkartmalar  Tamiya X22 ile korunmaya alındıktan sonra adet olduğu üzere yağlı boya yıkama işlemleri uygulandı. Ardından mat vernikle tanışma vakti geldi.  

Mat vernik sonrası yoğun egzost izleri referans resimlere bakılarak oluşturulmaya çalışıldı. Bu arada kanopi parçaları ile iniş takım dikmeleri gibi ıvır kıvır parçalar boyandılar. Ana dikmeleri yapıştırdıktan sonra burun kısmına yeterince ağırlık koyulup koyulmadığını test etmek istedim. Test başarılı . Tayyare ön dikmenin üzerine kapaklanma eğilimi gösteriyor. Ve fakat  bu kapaklanma olması gerekenden fazla mı nedir? Kapaklanma yavaştan takla atmaya doğru meyil etmekte. Tayyarenin kıçı, ot kafalı cadde zibidilerinin süspansiyonuyla oynanmış arabalarını andırıyor sebepsizce . Aslında bir sebep var, o da yukarılarda önceden bahsetmiş olduğum ön dikmenin az gelişmişliği. Yaklaşık 2-3 mm kadar kısa kalıyor.

Acaba araya parça koyup uzun hale getirebilir miydim diye düşünmeye çalıştım. Nafile, böyle olmayacak. Yapım sırasında gaza gelerek almış olduğum P-61B modelinin kutusunu açarak benzer parçayı incelediğimde müessesenin bu hatayı yeni kitte giderdiğini gördüm.  Hata giderilmiş ama eski kiti alanlar düşünülmemiş.  Eh ne desem ?  „Etme cahil ile sohbet küstürün, Silme cam kırığı ile kıçını, kestirin „ desem yeterli midir? Bu da eski bir Çin atasözü oluversin.

Memleketin genetik kodlarına iyice sinmiş olan ‘’adamlar çalıyor ama bir yandan da yapıyor’’ öküzlüğünden faydalanmaya karar verdim. Ve her daim seçim kazandıracak türden minik bir yürütme faaliyetini icra etmeye hazırlandım. Anonim kedinin trafoya gizlice süzüldüğü anı fırsat bilerek  mevcutta hazır bekleyen P-61B nin kutusundan doğru boyuttaki ön dikmeyi kaş ile göz arası aşırıverdim. Bunu yaparken de kendimi –piyasadan metal iniş takımı seti alacağım söz wallah – diyerek hafifçe ve de güzelce kandırdım.

Evet şimdi –öne kapaklanmaksızın –tekerleri üzerinde  duruyor Sayın Kara Dul.  Hakkaten hırsızlık bu memlekette iş görüyormuş anasını s..eveyim.

Kutudan çıkan tekerleklere gelirsek. Bu elemanlar da pek  içime sinemediler. Kutu harici bir destek almayı en başından planlamıştım. Plana sadık kaldım ancak tercihimi eski nesil ‘’True details’’ yerine  Eduard’ ın yeni nesil ‘’Brassin’’ serisinden yana kullandım. Lastik kısmı ve jant göbekleri ayrı parçalardan oluşan rezin set oldukça narin bir yapıda. Çalışırken biraz dikkatli olmakta fayda var. Aksi takdirde bir ikincisini sipariş etmek zorunda kalabilirsiniz. Görünüm olarak fena olmamakla beraber ben yine de fazla ısınamadım bu yeni yetme şeylere. Lastik yüzey genişliği sanki biraz abartılı gibi duruyor. Bundan sonra  tekerlek konusunda eski nesil ürünleri tercih etsem daha iyi olacak sanki.

Anten ve avanesini takmadan önce gümüş renkli kalem ile boya dökülmelerini uygulamaya çalıştım. Zira referans resimden gördüğüm kadarıyla bunu yapmak gerekiyordu. Ardından anten telinin çekilmesiyle modeli bitirip camlı ama ahşap dolaba gönderdim. Makul bir süre sonra Cooper’s Snooper ( Lady D’Omalan desek daha münasip olur sanki) işaretlerini taşıyan siyah renkli bir P-61B modeli yapmayı arzulamaktayım, tabii sıfırlanan ön dikmeyi tedarik ettikten sonra.

Model bitti bitmesine de bendeki kronik keyifsizlik iktidardan düşemedi hala. Doktorum medeni ülkelere göç etmemi öneriyor. DNA yapım bu medeniyetsizliğe uygun değilmiş. Göç edene kadar da gündemden uzaklaşmamı tavsiye etti. Zaten TV yi açmamakta pek kararlıyım uzunca bir süredir, zira kendini bir bok sanan hazretlerin havada uçuşan demeçleri doğrudan fosseptiği taşırmaktalar. Ne yapmalı? İyi birşeyler mi dinlemeli, yoksa iyi birşeyler mi okumalı ferahlama yollarında? Bu kez de Nazım’dan ahval ve şeraite uygun birkaç dize ile bitirsek fena mı olur ? Sanırım olmaz. O zaman buyrun:

“Koyun gibisin kardeşim, 
gocuklu celep kaldırınca sopasını 
sürüye katılıverirsin hemen 
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye. 
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani, 
hani şu derya içre olup
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf. 
Ve bu dünyada, bu zulüm senin sayende. 
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer 
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak kabahat senin, 
— demeğe de dilim varmıyor ama — 
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!”

İ-yi  Mo-del-ler

Tolga ÜLGÜR

Mayıs 2014

Referanslar:

- P-61 Black Widow Units of World War II / Osprey combat aircraft - Warren Thompson

- Combat Chronicles of the Black Widow / Squadron Signal - Warren Thompson

- Evolution of the P-61 Black Widow / Squadron Signal - Warren Thompson

- P-61 Black Widow in action / Squadron Signal publications - Larry Davis & Dave Menard

 

Bu sayfadaki yazı ve fotografların tüm hakları  www.ozkanturker.com sitesine ve yazarına aittir. İzinsiz kullanılamaz.